Ter topluyor gece yatağımın baş ucunda kadınım..

IMG_1636

Son defa..

İzansız bir tutku bu, çılgınca bir seviş, düşsel bir tutkunluk; şiirsel bir inanış aşk tanrısına yalnız senin huzurunda.. Bilmez misin sanki; bütün dualarım, yakarışlarım, yalvarışlarımın öznesi sensin oldum olasıya.. Kıblemsin, kabemsin, ömrümün merkezi, aşkımın efendisisin.. Misafir değilim ben senin konukluğuna, yüreğim dolandı yüreğine, gözlerim sevdalandı gözlerine, sözlerim esir oldu dilinden çıkan tek bir heceye.. Geçici bir konukluk değil bu kadınım, göz gözü görmeyen deli fırtınalardan kopup gelen, sınırları olmayan, masallara konu bir aşk öyküsü bu; dillerden dillere ellerden ellere dolanan..

*

Hafzaların almayacağı dipsiz kuyulardan çıktım, bir başımalığımda bile aklımda sadece sen vardın kadınım.. Labirentlerde takılı kaldı düşlerim, ne yana gitsem acılarım, duvar duvar geldi üzerime! Yaralarımı kör bıçakla kazdım ben. Tuz bastım en derinde kanayanlarına. Gözlerimden akan kanları sildim elimin tersiyle. Yılmadım, yorulmadım, kanadıkça yeniden doğruldum senin uğruna..

*

Dervişlerin kalbindeki aşk misyonerliğini attım heybeme, uzun yollarda adım adım işledim yüreğime adının kutsal harfleriyle.. Uzun yollardan geldim ben kadınım; denizleri aştım, çölleri bitirdim, yağmurda yıkanıp karda biriktim güneşte eridim, dağları delip de geldim; bir seni, tek seni, hep seni sevmeye ömrüm oldukça.. Zamanlar ötesi, mekanlar ötesi, sınırlar ötesi, insanlar ötesi sana mühürlü bir sevda doluyken benliğimin örüntülerinde.. Gitmelere gelmedim ben, vazgeçişlerde olmadı gönlüm; bu sevdanın tek çıkar yolusun sen, tek varış noktası, tek sebebi; sımsıkı bağladım benliğimi seninle dolu bu ölümsüz özgürlüğe..


Devamı >> Ter topluyor gece yatağımın baş ucunda kadınım…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Aklımın zindanlarında siyah beyaz kabuslar..

Aşk4

Geçiyorum gecenin ta ortasından..

Tam orta yerinden bölüyorum gecenin kuytu karanlığını,

Kendi çapımda, çelimsiz vücudumla, güya..

Sırılsıklam üşümüşüm kendi koynumda oysa..

Zifiri karanlık şehrin odaları..

Katran karası her yönüm, sağım, solum, önüm, arkam..

Tek kişilik bir körebe oyunu sanki oynadığım..

Körü de benim üstelik, ebesi de, sobeleneni de!

 

*

 

Takıntılı adım saymalarım sağ ayağımda..

Yok öyle böyle değil..

Attığım her adım siyah bir boşluğa uzanmış çizgisiz karalamalardan ibaret gibi,

Gecenin artizliğine tek kurşunla!

Ay küskün, yıldızlar dargın, gölgeler solgun, bulutlar yorgun bu gece..

Çırpınışlar içinde alev alev donuyorum,

İçimdeki yaralı ruhun çıplak dehlizlerinde!

Sessizliğin içinde kör çığlıklar yankılanıyor bak yine köşe bucak..

Aklımın zindanlarında siyah beyaz kabuslar benden bağımsız köşe kapmacalar oynamakta..

Tek sağ kalan eski bir sokak lambası;

Ölgün ışıklarıyla akşam vaktinden bu yana huşu ile seccadede..

Tek sermayesi korkak ürkek titrek loşumsu sarı bir ışık;

Ben de bur’dayım der gibi geceye inat benimle aynı karede..
Devamı >> Aklımın zindanlarında siyah beyaz kabuslar…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Ey gözlerinde mavilerimi bıraktığım aşk tanrıçası!

Ve sonra son kalan sokak lambaları da küstü..

Caddelerde ve ara sokaklarda birer birer ardı ardına..

Sustular şehir boyunca.

Bir başkaldırı, bir asi duruş, bir isyan gibi,

Gömüldüler bütün bir şehirle birlikte karanlığa..

Yıldızlar mı? Mavi gecenin kahramanları yıldızlar mı?

Yıldızlar bizi terk edeli kaç zaman olmuştu..

Lacivert gökyüzünün assolisti Ay’ ı da yanlarına alarak..

Kaç gün, kaç ay, kaç yıl, kaç asır ve nice binyıllar önce..

Kimbilir..

Her yan cehennemi bir karanlık, her yer vicdansız zindan..

Çığlık çığlığa ölüm kokulu sessizlik!

 

Sonra yine o yabancı olmayan o bildik sessizlik..

Savaştan yeni çıkmış yenik bir ordunun sessizliği..

Depremle yerle yeksan olmuş bir şehrin sessizliği..

Soğuktan don tutmuş ellerin titreyen sessizliği..

Kabuslarda kavrulan düşlerin kimsesiz sessizliği..

Annesiz bir yetimin boş yatağındaki ıslak sessizliği..

Hasretle bekleyen dolmuş gözlerin çaresiz sessizliği..

Hep kaybeden ama aslında hiç yenilmeyenlerin sessizliği..

 

Derken bütün bu sessizliğin içinde karanlığa doğan bir güneş..

Güneşle birlikte tüm şehri sımsıcak ısıtan bir ateş..

 

Bilir misin, kabuslarım vardı benim, sabahı olmayan,

Gündüze çıkmayan dehlizlerinde yuvarlandığım kör kabuslar!

Dipsiz siyahlarda..

Bir de kabuslarıma ilaç olmayan dilimdeki dualar..

Zümrüdü anka kuşunun o eşsiz kanatlarında,

Kaf dağının ardındaki bilinmezlerde bıraktığım!

Gözümü tek bir an bile kırpmadan geçirdiğim

Issız gecelerim vardı,

Yüreğimde deva bulmaz, yüreğimde onulmaz yaralar!
Devamı >> Ey gözlerinde mavilerimi bıraktığım aşk tanrıçası!…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.