Şaka yapıyorsun!

Allah’ı tek, Tanrı’ları çok olan bir dünyadasın; kendine yalanlarından yalan bir dünya kurmuş içine Tanrılar icat edip ilahlar yapmış onlara tapınmışsın, söyle bana hangi Tanrına güvenip de seni seven insanları bir kalemde aldatırsın? Sonun kötü olacak; yalnızsın, yalnız kalacak, yalnız yaşlanacaksın!

 

Anlayamadım halen seni, ne yapmaya çalışmaktasın, dün doğru dediğine bugün yüzünü kızartmadan yanlış diye haykırıyor, dün ölesiye taptığın insanları bugün gözünü kırpmadan üç kuruşa satıyor, geçmişini anlamsızca inkar ediyorsun, sonra da tutmuş haline bakmadan dürüstlükten bahsediyorsun!

Bir yalan peşinde boş hırslarınla zayi etmektesin ömrünü, dön de bak aynaya şöyle bir kez olsun; söylesene kendini artık tanıyabiliyor musun? Dost diye bildiklerin bugün neden yanında yoklar merak ettin mi hiç, niye tek tek bırakıp gittiler seni yalnız başına sanıyorsun? Çıkarsız bir şey yapamıyorsun! Hataları hep karşında arıyorsun ama uçsuz bucaksız bir hatalar okyanusunda umutsuzca boğuluyorsun!

Öyle bir bataktasın ki, çıkmaya çalıştıkça daha çok batıyorsun, battıkça da bütün suçu başkalarına atıyorsun, kirlisin, kendi kirin yetmezmiş gibi başkalarına da kirini bulaştırma çabasındasın.. O yalancı, o sahte dostlarının daha ilk zor anında seni terk edip gitmesine mi şaşırıyorsun? Etrafında kimsenin kalmaması çok doğal değil mi? Kendini temizlemeye kendini düzeltmeye çalışacağına ağzında salyalar çevrene saldırıyor, herkesi kaçırıyorsun.. Yahu ne alemsin, çok komik oluyorsun!

Taptığın putların yıkılıyor tek tek, anlattığın masalların hiç biri mutlu sonla bitmiyor, masken düşüyor sen istemesen de, kendine bile inandıramadığın yalanlar yüzüne birer birer tokat gibi çarpıyor, tutmuş hala utanmadan bu dünyanın ve insanların seni anlamadığından mı dert yanıyorsun? Hadi canım sende, şaka yapıyorsun!

Nereye gidiyorsun farkında mısın? Ayaklarının seni götürdüğü yerde yine hüsran var, yine acı var, yine göz yaşı var, yine umutsuzluk var.. Yarınsızlık var.. Göremiyor musun? Ya tutarsa diyorsun bu defa ama öyle atlara oynuyorsun ki tutmayacağını benden iyi biliyorsun aslında.. Bu kadar zorlama ne diye o zaman? Ne diye bindiğin dalı kesmekte ısrarcısın böyle? Neden yüreğinin götürdüğü yere gitmezsin de ayaklarının peşine takılırsın? Kendine gelebilmen için daha kaç tokat inmesi gerek hayatına? Daha kaç gecenin dibine vurup kendine pembe panjurlu masallar anlatacaksın?

Sahi, anlamadın mı hala; senin Tanrılarının daha kendilerine bile hayırları yok ki!

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.