Uyku ile uyanıklık arası bir duygudur aşk.. Ne çok uyuyacaksın, ne de hep uyanık kalacak..

Saçak altına sığınmış
göçmen kuşun,
kar tanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de
…görebilmek.

İşte
sevmek…*

Uyku ile uyanıklık arası bir duygu aşk dedikleri.. Ne çok uyuyacaksın, ne de hep uyanık kalacaksın arkadaş! Hep o en tatlı sersemlikte kalacaksın her daim ki, kirlenmesin sevdan, kirletemesin kimsecikler, büyüdükçe büyüsün yüreğinde ve gönlünde aşk.. Büyüdükçe büyüsün kalbinde sevgilin.. Büyüsün ki yüreğinin en güzel yerini sahiplensin, yüreğinin en güzel yerini tapulasın kendine.. Hani hep denir ya, taht kursun kalbine ki bırakabilesin kendini onun yüreğinin derinliklerine güvenle.. Güvenle, çünkü terk etmesin, yüzüstü bırakıp gitmesin sonra seni bir gün apansızın yüreksizce!

Aşkın sersemliğinden uyandığında, kendini ispat etmiş ölümsüz sevgiye dönüşebilsin aşk..

Gerçekle düş arası bir duygu aşk dedikleri.. İkisini bir arada yoğurup aynı kapta harmanlayabilmek marifet arkadaş! Kendini kandırmadan, toz pembe hayallere gömülüp kalmadan, ama gerçeğin keskin kılıcıyla da öylece bir anda kestirip atmadan yaşayacaksın aşkını.. Yaşayacaksın ki masal tadında ama gerçek bir aşk olsun yüreğindeki.. Yaşayacaksın ki bir gün olur da sona erse bile ne pişmanlık kalsın, ne vahlar eyvahlar sende!

Iki dudak arasında bir duadır aşk,

Dilinden düşmeyecek bir şarkı.

Gündüz gördüğün düştür aşk,

Kulağında bitmesin istediğin yankı.

Bir sarhoşluktur bazen aşk,

Bazen de bir elmanın diğer yarısı.

Gözlerde kurumayan yaştır aşk,

Bir de yüreğinde tatlı bir sancı.

“Sen” ve “ben” arası bir duygu aşk dedikleri.. Bu iki tekil şahsı birleştirip, ikisinden kocaman bir “ben” çıkarabilmekse en güzeli arkadaş! Aşkın kimyası da zaten iki ben’den bir biz yaratmak değil mi? İki kalbin tek yürek olması, iki bedenin önce ruhen tek vücut olması değil mi? Her daim tek vücut, her daim tek yürek olacaksın ki önündeki bütün engellere, karşınıza çıkan duvarlara, aşılması güç setlere sonuna kadar göğüs gerebilesiniz birlikte!

Bir kere “biz” olduktan sonra, artık o yüreğe yakılmış ölümsüz bir kınadır zaten aşk..

Kitaplarda okuduğunu, televizyonda gördüğünü, dillerde duyduğunu taklit etmek değildir aşk dedikleri.. Kendin yazıp kendin oynadığın tek kişilik bir senaryo olur bu ancak olsa olsa.. Ve günün birinde tıkanır kalırsın öylece arkadaş! Yaşadığın anlar, yaşanılan anılar da bir tereddüttür gözünde, kendin olamadığın ve hep oynadığın için, yaşadığını ve yaşattığını sandığın o muhteşem sevdan da! Hem, bilmez misin arkadaş, tereddüt diye bir kelime dahi yoktur asla gerçek aşklarda!

Ey yolcu;

Unutma; kendi okyanusun ne kadar derin olursa olsun, gün olur devran döner, gider ummadığın bir sığ denizde bir kaşık suda boğulursun..

*Sunay Akın

Tıkla dinle:

xhpuuv_kazym-koyuncu-yevval-sam-duet-i-gelevera-deresi_music

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

1 Yorum »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

  1. mucizelerde vardır hayatta neden olmasın,belki yakalarız ucan kuşu kanadından,uçurur bizi yuregimizin derinliklerine.hem kim bilebilirki kalpler kimin için çarpiyor.belki tahtlar kurulmusta bızı bekler,uyku ile uyanıklık arasında..olsun benım adım ask… olsada olmasada.. üstat yüregine,kalemine,saglık..

    Comment by mavi — 13/09/2011 #

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.