Aklından bir sayı tut..

Başlığa baktın, ne bu şimdi dedin di mi, dur hele, acele etme, anlatacağım, önce sırayla gidelim, olay örgüsüne uyalım, hani şu meşhur giriş, gelişme ve sonuç babında.. Hadi bakalım başlıyoruz..

 

Arkadaş, bi kitap insanı okumaktan soğutur mu? Vallahi de billahi de soğutur.. Öyle kitaplar var ki ne iştah kalır insanda, ne de istek.. Harbi bak, kitap okuma hevesinizi kaçırmak istiyorsanız siz de mutlaka deneyin şimdi “tavsiye edeceğim” kitabı..

 

Murathan Mungan’ın son kitabı Şairin Romanı’nı okuyorsanız eğer insanı kesinlikle okuma aşkından soğutur.. Bir kitap bu kadar mı ağır işler, bir kitap bu kadar mı ağır ilerler, bu kadar mı ağır bir kurgusu ve dili olur arkadaş.. Hani okurken insan boşuna demiyor haybeye onbeş yirmi yılda yazılmamış diye.. Yıkıldım arkadaş, tükendim, susuz kaldım çöllerde bu kitabı okurken.. Sırada okunmayı bekleyen bir dünya kitabıma artık öcü gözüyle bakmaya başladım, kitap okumaktan korkar oldum, aman Allahım o ne kabus dolu günlerdi öyle..

 

Bak şimdi, şu da var, tamam, yiğidi öldür hakkını yeme demişler; bak burada şaka yapmıyorum, kitap kesinlikle mükemmel, kitap kesinlikle okunması gereken kitaplar listesinin en başlarında, kitap kesinlikle Murathan Mungan’ın ustalık eseri, kitap kesinlikle klasikler arasına girecek ve Murathan Mungan dendiğinde akla gelecek ilk eserlerden biri olacaktır, bunların hiç birine lafım yok, amma velakin işte keşke bir de okunabilir olsaymış diye geçiriyor içinden insan.. En azından birazcık..

 

Şimdi sırada ve sahnedeki kitabın adı bu ağır eserin ardından elime aldığım ve su gibi akıp giden bir macera polisiye roman, “Aklından Bir Sayı Tut”.. Valla sevgili Murathan Mungan kusura bakmasın da öyle iyi geldi ki Şairin Romanı’nın üzerine, hani kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi bir duygu.. Kitabın kurgusu, olay örgüsü ve yazar John Verdon’un anlatım tarzını çok beğendim. Emekli polis dedektifi Gurney’in manyak bir seri katil peşindeki maceraları boş zamanlarımın yeni eğlencesi oldu..

 

Bir kitabı keyif alarak okumak gibisi olmadığını bir kere daha anladım.. Özellikle de şu sıcak (ehe ehe çok sıcak bir yaz di mi hakkaten) yaz günlerinde alıp sıkılmadan bir solukta keyifle okuyabileceğiniz bir kitap olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bir sonraki sayfayı merakla bekliyor, bir sonraki bölümde ne olacak diye okumayı bırakamıyorsun.. (Vallahi de reklam parası almıyorum bak yanlış anlama, kitap da bedava gelmedi, bi ton para saydım D&R’a)

 

Yaz aylarında rahat okunabilecek bir diğer kitap da Gürse Birsel’in “Yazlık” kitabı.. Mizahi bir dille yazılmış, okuyanı güldüren yazılardan oluşan bu kitabı da herkese tavsiye ederim. Ben iphone ve ipadime e-book formatında satın aldım idefix’den. Ekranlarda görmeye tahammül edemediğim ama kalemini sevdiğim ilginç bir insan Gülse Birsel.. Okurken de keşke hiç görünmese, hep yazsa diye geçiriyorum içimden.. Öyle yani..

 

“Aklından Bir Sayı Tut” bittiğinde Ken Grimwood’un okuma fırsatı bulamadığım ama merak ettiğim kitabı ”Sil Baştan” adlı kitabını aldım elime.. Tarz ve konu olarak gerçekten çok ilginç bir kitap.. Bir insanın 43 yaşında kalp krizi ile öldüğünü ve hemen öldükten sonra hayatına üniversite yıllarından yeniden başladığını düşünün.. Hem de tekrar ve tekrar.. Üstelik tarihe dair hiç bir şeyi değiştiremiyor ama her şeyi biliyorsunuz.. Merakla ve heyecanla okutuyor kendisini..

 

Sil Baştan bittiğinde kitaplığımda sırasını bekleyen ben ben ben diye kendini öne çıkarmaya çalışan Hakan Günday’ın “Az”ı, Tuna Kiremitçi’nin “Selanik’te Bir Sonbahar” kitabı, Zülfü Livaneli’nin “Serenad”ı, alıp bir türlü okuma fırsatı bulamadığım Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”ı, Olasılıksız gibi onlarca kitap var. Bugün ya da yarın elimde olacak www.insankitap.com‘dan siparişini verdiğim Stieg Larsson’un Millenium üçlemesi de cabası.. Bir parantez açarak yeni keşfettiğim bir alışveriş sitesi www.insankitap.com‘u da tavsiye ediyorum buradan, güvenle alışveriş yapabilirsiniz, üstelik fiyatları da çok cazip, diğer kitap sitelerine nazaran oldukça uygun fiyatları var..

 

Bakalım, haleti ruhiyeme en uygun hangisi olursa, o kitaba başlarım herhalde.. Aldıklarımı okumadan yeni kitap almayacağım desem de maalesef kitabın o büyülü kokusuna ve sayfaların dayanılmaz cazibesine karşı koyamıyorum..

 

Ha. yıllık izindeyim bu arada ve ne yazık ki yorgan döşek gribim!

 

Hadi ben gittim, sen de git..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.