Kendi hayatını kendin yaşamaktan korkuyorsun!

-Aşk sanmıştım, sevdim sanmıştım, seviyorum sanmıştım ama..

-Aması ne, sevmedin mi yani beni hiç? O söylediğin aşk sözleri falan hep mi yalandı?

-Onu demek istemedim ben..

-Neyi demek istedin o zaman, neyi? Hadi çıkar ağzındaki baklayı..

-Sorun şu ki aşk her şeye yetmiyor. Aşk tek başına yetmiyor.. İmkansızlıklar var aramızda. Aşılması güç imkansızlıklar..

-İmkansızlıklar dediğin şey sadece çevre korkusu.. Kim ne der diye düşünüyorsun sadece değil mi..

-Haksız mıyım? Düşünmem gerekmiyor mu sence de?

-Peki sen kendi hayatını mı yaşayacaksın yoksa ömrün boyunca hep başkalarının hayatını mı yaşayacaksın? Sana biçtikleri rolü mü oynayacaksın yalnızca?..

-Ne demek bu şimdi.. Saçmalıyorsun..

-Saçmalıyorum değil mi.. Peki hayatında kaç kararı kendi içinden gelerek, kendi başına, kendin aldın bugüne kadar? Kaç defa etrafının, ailenin, çevrenin baskısıyla değil, beyninin, yüreğinin, aklının sesiyle hareket ettin?

-Sen varsın işte en yakın örnek, daha nolsun..

-Ben?.. Ama bak, benimleyken bile hep başkalarını düşünüyorsun, kendi hayatını kendin yaşamaktan korkuyorsun..

-Korkmuyorum..

-Korkuyorsun..

-Korkmuyorum.. Ama ailemi de çevremi de düşünmek zorundayım bir yerde.. Anlamıyorsun.. Beni bu yaşa getiren insanlara yüz çeviremem, sırtımı dönemem öylece..

-Neyi anlamıyorum, neyi, izah et? Anlat? Öğret o zaman? Cüzzamlı mıyım ben? Hasta mıyım? Nedir gerçek sebep? Evlenip boşanmış olmam mı?

-Sen de biliyorsun ki evet..

-Neyi evet yaa.. Bu dünyada ilk boşanan insan yeniden evlenmek isteyen insan ben miyim?

-Hayır tabiiki de değilsin.. Ama şunu da düşün.. Ben herşeyin ilkini sende yaşayacağım, her şeyi ilk defa sende tatmış olacağım.. Sende kadın olacağım.. Ama ya sen? Benim tadacağım bir dünya ilki sen zaten yaşadın, tattın, biliyorsun..

-Saçma!

-Hiç de saçma değil.. Hepsi gerçek.. Bir yanım hep eksik kalacak seninle evlenirsem.. Bir yanım hep bükük olacak.. Anlamıyorsun dedim ya, anlayamazsın da.. Çünkü sen erkeksin..

-Erkek olmam neyi değiştirir? Hangi açıdan bana artı kazandırır? Yok öyle bişey..

-Var!

-Yok.. Başımdan bir evlilik geçmiş olabilir, tamam ama benim seninle yaşayacağım her şey sana özel, bana özel, seninle özel, bize özel olacak.. Seninle yaşayacağım herşey ilk olacak benim için, sevdiğim kadınla birlikte yaşayacağım her an kutsal bir ibadet gibi olacak benim için.. Farkedemiyor musun bütün bunları?

-Aynı şey değil..

-Fark yok bence.. Söylediklerimde ne kadar samimi olduğumu seni ne kadar sevdiğimi de biliyorsun..

-Samimi olduğunu biliyorum, sevgini de, ama bu bazı gerçekleri değiştirmiyor ki.. Olamayız biz.. İmkansız bir aşk bu.. Bitmesi gereken.. Daha fazla yıkmadan.. Yakmadan.. Paralamadan..

-Mutluluğun değil de, ailenin tercihleri önemli yani.. Sen değil de çevren önemli yani.. Bir ömür boyunca onlarla yaşayacaksın sen değil mi? İyi gününde kötü gününde yaşayacağın bir ömür boyunca sevdiğin insan değil de çevrendekiler olacak hep yanında değil mi? O yüzden bitmeli değil mi? Madem öyle, madem bu kadar kolay, madem sen kafanda varmışsın bir sonuca, ne desem boş bundan sonra sana.. Ne desem anlamsız.. Hadi o zaman.. Bitir bendeki seni, bitir sendeki beni gücün yeterse, bitir bitirebilirsen, bitir ve git o zaman eğer gideceksen, eyvallah sevgilim!

-Anlamıyorsun.. Anlamayacaksın da..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.