Paylaşılan yalnızlık aşk değildir..

Sonu getirilmemiş ne kadar cümle varsa biriktirdim içimde hep. Sustum bir zaman. Baktım ki susmak kazandırmamış bana, ya da suskunluğum korkaklık addedilmiş başkalarının nazarında ve birikmiş içimde söylenmemiş sözler; şimdi sen beni dinle biraz da..

Yalnızlık tercih nedenidir, yalnızlığın nedenleri de vardır, kabul; ama bu tercihi hayat felsefen yapmışsın sen bütün ömrüne. Kendini en kalabalık hissettiğin anlarda bile yalnızlığa sarılmışsın sen yine. Yalnızlık işlemiş ruhuna senin, bedenini esir almış bütün katran karasıyla.. Bırakmışsın kendini, ya da bırakmak işine gelmiş yalnızlıkla mücadele edip benliğini yeniden kazanmak yerine. Savaşmamışsın bile hiç, kör karanlıkta gölgene kılıç sallamışsın sadece.

Tek başınalıkla yalnızlığı ayıran ince çizgiyi ayırdedememiş, yalnızlığını tek başınalığın zannemiş ama yalnızlıktan öteye geçememişsin.

Kendin çizmiş, kendin yazmış, kendin oynamışsın; yaşadığın, adına yaşamak dediğin bütün bu hayatı. Hatta bir sonraki bölümde neler olacağını bildiğin halde cesaret bile edememişsin değiştirmeye hiç bir şeyi. Kılını kıpırdatmamışsın.

Şimdi bana diyorsun ki, yalnızım.. Sen bu haldeyken, ben senin yalnızlığına bir kişilik daha yalnızlık eklerimbir tek; bugüne kadar olduğu gibi.. Oysa ben tek başınalığımı dolduracak bir kalp, bir yürek, bir beden aradım hep.. Sense yalnızlığına yalnızlık katmak, yalnızlığını paylaşmak. Kandırmışlar seni. Paylaşılan yalnızlık aşk değildir ki.. Olmadı işte bak!

Hep kendi doğrularınla ya da doğru bildiğin şeylere körü körüne inanarak, at gözlüklerini çıkarmadan yaşamak değildir gerçekten yaşamın farkına varmak, biraz olsun yaşamın tadını almak. Kitaplara, sözcüklere bağlanıp kalmamaktır. Kabuğundan sıyrılmak, yeni bir defter aralamak, en basitinden her gün yaptığın bir alışkanlığı değiştirmeyle başlamaktır. Saplantılarını bir kenara bırakmak, korkularından arınmak, bardağın her zaman boş tarafını değil de, dolu tarafını da görebilmektir bir gün olsun bir kez olsun. Ki sen olduğur gibi devam ettiğin müddetçe yasaklarına yeni yasaklar eklenecek gün geçtikçe, görmüyor musun?

Bırak polyannacılık oynamayı, bırak kendini hala aynalar ardına saklamayı. Bırak seni sen yaptığını zannettiğin ama aslında seni sen olmaktan alıkoyan değerlerini! Polyannacılık oynamak değil asıl mesele, marifet Polyanna olabilmekte.

Ben kimsenin yalnızlığı olmak istemiyorum, yalnızlığına sebep de olmak istemiyorum; çünkü yalnızlık sevgisizliktir esasında. Yüreğinde bir boşluk, bütünlüğün tek’ile inmesi, bir elmanın yarım kalması olabilirim, ya da bitmeyecek yarım kalmış bir aşk hikayesi. Çünkü ben de aşk’ı öyle görür, öyle bilir, öyle yaşarım.

İnsanlar çiğ süt emmiş varlıklar.. Şaraba su kattılar, rakının sahtesini yaptılar, aşık’la dalga geçip aşk’ı üç kuruşluk dünyada kahpece sattılar. Ve sen.. Benim karşıma geçip anlamını bilemeyeceğin öğrenemediğin ve öğrenemeyeceğin aşk sözcüklerini sıralama bana şimdi! Çünkü aşk senin semt pazarında alıp satabileceğin bir şey değil benim nazarımda. Kusura bakma.. Nokta!

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.