Desen ki yaz bitti, vazgeçmeyeceğim yine de güneşi beklemekten..

Desen ki yaz bitti, vazgeçmeyeceğim yine de güneşi beklemekten..

Suya yazdım sevdayı, olmadı. Kuma yazdım, kumsala yazdım, olmadı. Geceye yazdım, güne yazdım; aya yazdım, güneşe yazdım, olmadı. Bir şişe şaraba yazdım. Olmadı! Denizimin mavisine, ufkumdaki turuncuya yazdım, olmadı. Çekildim sessizce kimsesizliğime, kimsesizliğimle; yüreğime yazdım seni!

Bir elimde köpüklü bira, bir elimde sırdaş sigara. Bu gece tüm şarkılar kavuşmamaya. Bir yudum mutluluk darağacına, en koyusundan lacivert hüzünler başucuma. İçelim. İçinde kavuşmak olmayan harbi aşklara. İçelim. Gül kokulu sevgilinin tatlı sarhoşluğuna..

Seninle savaşmayı bırakalı, kendimle savaşı da bıraktım. Ne yana dönsem sana çıkıyor madem yollarım, seni yaşamak için ille de yok ki varlığına ihtiyacım.. Nasılsa gördüğüm her şey ve herkes bana seni hatırlatmıyor mu. Nasılsa aldığım her nefeste kokun, dilimdeki her hecede adın yok mu. Ne demeye kandırmalı o zaman kendimi. Ne demeye inkar etmeli seni sevdiğimi, gül güzeli..

Bir kurtuluş savaşı var içimde kaç zamandır. Tek çarem sen, tek silahım aşk! Koşuyorum ateş hattına yüreğimi hem kalkan, hem de mızrak yaparak. Koşuyorum ellerim kan içinde, ayaklarım çıplak. İçimde varmak arzusu olsa da vaad edilen menzile, biliyorum; gelmeyecek sonu asla bu gidişle. Yaptığım yalnızca kendimi kandırmak!

Vatansız bir şair, coğrafyasız bir yazar, mekansız bir derviş, sultansız(!) bir aşıkım ben şimdi bu yolda. Yıktığın duvarlarım, dönülmez ırmaklarım, yangınında ovalarım var benim. Mavi bir denizim ben, kaçtıkça benden kıyılarıma vuruyor gözlerin. Sen çeksen bile geri, yanaklarımda sıcaklığı ellerinin.

Günahın en karanlık sularında yıkanmak, aşkın şarabında sarhoş olmak, senin vatanında senin ocağında, uçsuz bucaksız dağlarında sana en güzel gülleri dermek tek dileğim. Hala mı diye sorarsan eğer, sonunda kavuşmamak olsa da en deli sevdaların ve en büyük aşkların, inadına inadına hala sevgilim..

Desen ki yaz bitti, vazgeçmeyeceğim yine de güneşi beklemekten. Vazgeçmeyeceğim umudumu hüznün sularında yıkayıp, gözlerinin buğusunda saklayıp kalbimdeki en güzel sızıyla yeşertmekten. Vazgeçmeyeceğim gelişine festivaller döşemekten. Düştüğüm yerdeyim ben hala; sana bir düş kadar yakın ve gerçek..

Kim alabilir elimden sözcüklerimi. Ki onlardır en iyi beni sana anlatan. Hangi ayrılık, hangi tek başınalık susturabilir sözcüklerimi? Hangi yarım kalmış şiirin yazılmamış mısrası, hangi bitmemiş bir aşk öyküsünün muallakta kalmış satırları, hangi şarkının söylenmemiş nakaratı söndürebilir yüreğimdeki ateşi. Ve söylesene oy yar, kim alabilir nefesini nefesimden. Ben istemedikten sonra! Kim üzebilir beni bundan sonra, benden başka! Kim sahibi olabilir bu yüreğin, senden başka!

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.