Hoş geldin kalbi kınalım.. Hoş geldin en güzel günüm..

Bir bahar akşamının durgun esintisinde avuçlarımdan kayıp giden gonca gülüm.. Serin bir yaz akşamında kalbime doğuşunu kutluyorum bugün.. Bugün bir milat, bugün bir bayram, bugün bir festival gönlümde.. Yüreğinden bana açılan kapının coşkusuyla sesleniyorum sana aşk şarabında sarhoş olmuş dervişlerin kisvesiyle..

Kalp gözüm, gülen yüzüm, aldığım nefesim, dilimdeki tek sözüm.. Hoş geldin yüreğime yeniden.. Hoş geldin baharım, yazım, güzüm.. Ben hiç vazgeçmemiştim seni sevmekten.. Hoş geldin günüm, gündüzüm, geceme yazılmış bitmeyecek düşüm..

Uzunca bir yolculuğa yollandım yokluğunda.. Seni aradım aşkına susadığım zamanlar boyunca.. Sırtıma yükledim sana dair tüm umutlarımı, sevinçlerimi, yaşanacak güzel anılarımı.. Umutsuz demlerimde toprağın yedi kat derinine gömdüm, görmemen için, sana akıttığım yağmur damlalarını.. Geleceğin bayram gününe adadım ömrümdeki bütün kara kışlarımı.. Kağıda kaleme döktüm, sensizken seni anlatan sayıklamalarımı.. Sana yürüdüm sevgili yar, cebimdeki mühürlü yalnızca sana teslim sakladığım kelimelerimle..

Bir gülüşü hayata bedel sevgili yar.. Özlemlerimi içime dağıttım, hayallerimi meyve veren ağaçların yeşil dallarından sarkıttım, bülbüllere usanmadan dur durak vermeden bir senin ismini şakıttım.. En sevdiğin gülleri serdim yürüdüğün kutsal topraklara, sen kokan.. Umutlar yeşerttim uçsuz bucaksız bozkırlara.. Dedim ya vazgeçmedim hiç ben senden.. Vazgeçmedim tapılası yüreğinden..

Gördüğüm kabusları bile bana geleceğine yorumladım.. Düşüp yuvarlanmalarımı dönüşüne dualadım.. En güzel şiirlerimi sana yazıp, bana veda ettiğin beyaz güvencinlerle sana geri yolladım.. Üşüdüğümde ışıl ışıl parlayan gözlerinin ateşini kendime yorgan yaptım ısındım.. Senin yerine kimseyi koyamazdım be gülüm.. Koyamadım..

Yazılmış bütün romanların sonu ayrılığa, bütün öykülerin bitimi sensizliğe çıkmayacaktı.. Yalnızlığı anlatan o besteler ikimizi anlatmayacaktı.. Kader dediğimiz şey dudaklarımızın arasındaki bir çift sözde saklıydı.. Söylenmeyi bekleyen.. Zamanını bekleyen.. Seni bekleyen.. Bizi bekleyen.. Yaşanacak günlerimizi suskun lal vadilerinde ölüme terk etmeyeceğini biliyordum sevgili yar..

Sen benim koca yürekli kadınım.. Sen benim yarınımı var eden sevdalım..

Sen benim katran karası gecelerimi maviye bulayan isyanım..

Sen benim ismini kalbime silinmez yazıyla kazıdığım leylam..

Sen benim gül bahçesindeki en nadide, en güzel goncam..

Sen benim susuzluğum, açlığım, yanık türküleri sevdiren dertli sazım..

Hoş geldin ömrüme, hoş geldin kalbi kınalım, ahu ceylanım..

Sana sitemlerim yalnızca içime sığmayan deli hasretindi, içimde çağlayan özlemindi.. Bu aşk masalının en güzel yerinde çekip gitmeneydi sitemim.. Göndermeneydi kalbimdeki deli sevdayı bir deli sürgüne.. Yine de açmıştım kapılarını yüreğimin, hiç bitmeyen umutla, bedenimi saran mavi korlu lavlarla yeni doğan bir günün şafak vakti yada şehri kaplayan akşamın turuncu demlerinde bana yaşatacağın bayram gününü..

Bugünü!

Hoş geldin gülüm.. Hoş geldin en güzel günüm..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.