Nerede kalmıştık yalnızlığım?

…Sonra gece oldu yeniden. Güneş bütün haşmetini yanında götürüp, başka diyarlarda yeniden doğmak için batarken, gökyüzü aydan ve yıldızlardan yoksun bir karanlığa merhaba dedi.. Şehir simsiyah bir örtüye büründü, daha birkaç saat önceki albenisine inat.. Ve insanlar, dünyada kaç kalbin kırıldığından bihaber devam ettiler oynamaya.. Bir yerlerde ise kırık kalpler gündüzün öfkesini geceden çıkarmanın hazırlığı içindeydi..

Umutsuz bir bekleyiş hakimdi ıssız gecenin koynunda.. Her köşe başında sessizlik, her sokağın ortasında yalnızlık yüklüydü.. Acı kol geziyordu rüzgarla birlikte sert ve mevsimin sıcak iklimine inat.. Sokak lambasının altında diz çökmüş, ellerini yumruk yapıp yüzünü gömmüş, dirsekleri dizlerine dayanmış, düşünceli hali karanlığı bölecek yıldızlar olsa oralardan bile görülebilecek bir adam..

Ben!

Hangi yalnızlıkta kalmıştık?

Dudağımda kaçıncı olduğunu hatırlamadığım sigaram, elimde peşpeşe yudumladığım biram, gözlerimde derin hüzün, tenimde keskin bir soğukluk.. Ruhum gözyaşlarına gebe.. Nerede kalmıştık yalnızlığım? Hangi gecenin kuytusunda bırakmıştın ellerimi, hangi sevdanın peşine takmıştın bedenimi? Yine döndüm dolaştım sana vardı yollarım.. Söylesene yalnızlığın şimdi hangi lanet sayfasındayım?

Sahipsiz düşlerimin yarınsız sevilerimin kime ne faydası oldu bak! Bir avuç umut vardı ellerimde sıkıca avuçladığım, tuz buz oldu fark edemeden, şimdiyse bir dolu hüzün yüreğimde.. Birkaç kısa, buruk ama güzel gün daha eklendi mutluluk defterine sadece..

Yine en derinindesin bu dipsiz kuyunun.. Seni yukarı çekmeye niyetlenen halat, bu sefer de dayanamadı senin ağırlığına.. Zaten bilmiyor muydun ki böyle olacağını daha ilk başından? Kandırmak istedin kendini bir kez daha.. Kandırdın da ne geçti eline? Döndün ilk başladığın yere, kendi yalnızlığına.. Kürkçü dükkanı misali.. Sarıl yalnızlığına, satmadı o hiç seni yaşanmamış bir sevda uğruna..

Nerede kalmıştık yalnızlığım?

Bir senden vazgeçemedim bu dünyada, bir de içtiğim sigaramdan.. Neler geldi geçti, kimler yaşandı bitti de ikiniz kaldınız bir tek yanımda.. Sahte dostlarım yüzüme gülen sevdalarım gibi üç kuruşa meyletmediniz.. Arkanızı dönmediniz, bir kere surat asmadınız, konuştum dinlediniz, sustum beklediniz sabırla.. Benimle birlikte gözyaşı döktünüz isyanlarıma, dört duvar arasındaki haykırışlarıma.. Ortak oldunuz sessiz çığlıklarıma..

Bak yine kaldık baş başa.. Kurtar beni yalnızlığım.. Sen şefkatini göster bana, ana kucağı gibi, baba ocağı gibi, sen göster yolumu yalnızlığım.. Kurtar beni, tarif edilmez acılardayım.. Geldim bak kapına, bir gölgem bir ben sana duacıyım..

Ben yine kendimle, ben yine bende.. Hadi içelim yaşanmayacak sevmelere.. Hadi yarını olmayacak aşkların şerefine.. Aldanışlara, yokluğa.. Bir kadeh senin için, bir kadeh benim için, bir kadeh bu ıssız geceler için.. İçelim yalnızlığım, seninle geçen eski günlerimizin hatırına!

Sahi; nerede kalmıştık yalnızlığım?

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yorum yapmak ister misiniz? »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.