Bu adam benim babam..

IMG_3267Gel bana aşkı yaz, özlemi anlat ya da ayrılıktan bahset deseniz, en fazla bir saat içerisinde sayfalarca yazıyı önünüze serebilirim. Veya şu konu hakkında fikrin nedir diye sorsanız eminim ki yine aynı şekilde cümleler kendiliğinden yazıya akıp gider. Ama şimdi size anlatmak istediğim başka bir şey, dilim döndüğünce, yapabildiğimce, sizlerle tanıştırmak istediğim bir insan var; benim için çok değerli, çok kıymetli, çok önemli, yakın zamanda kaybettiğim bir insan. Babam. Belki de bu yüzden, anlatmak istediğim binlerce sayfaya sığmayacak kadar şey olduğu halde, kelimeler tıkanıp kalıyor, cümleler takılı kalıyor parmaklarımın ucunda. Ben buna rağmen kısaca da olsa size babamı anlatmaya çalışacağım.

*

Benim babam benim gözümde hep dev gibi bir adamdı. Boylu posluydu. İbrahim’di adı ama eskiler “Pomak İpân” ya da “İbrâm” derler öyle bilirlerdi. Küçüklüğümde de büyüyüp koca adam olduğumda da kahramanımdı benim. Sert mizaçlıydı, ancak kendimi bildim bileli o sert görünümünün altında bambaşka bir insan daha barındırırdı. Merhametliydi, eli açıktı, iyilik severdi. Bunun yanında dediğim dedikti. Bir şey yapılacaksa, bir şey istemiş ise o söylediği zaman yapılacaktı, oyalanılmasını sevmezdi, her şey zamanında ve vaktinde olmalıydı. Kafasına bir şey koymuş ise eğer, o kafasına koyduğunu da yapmadan durmazdı. Otoriter bir adamdı. Çabuk parlar, çabuk kızar, bir o kadar çabuk da unuturdu. Kin tutmaz, dargınlığı sevmezdi.

*

Babam hiç okula gitmemiş. Daha doğmadan babası vefat etmiş. Annesi o küçükken yeniden evlenince babama da dayısı ve anneannesi bakmış. Bu da ayrı bir hikaye zaten. Üvey babasının henüz bir iki yaşlarındayken kışın ortasında kendisini çıplak halde karın içerisine attığını ve fasulye yemediği için dayak yediğini anlatırdı babam. Anneannesi rüyasında babamı görüyor ve oğluna “git İpân’ımı getir bana, başına bir şey gelmiş,” diyor. Babamın dayısı ise gittiğinde babamın dayak yemiş olduğunu görünce onu alıp getiriyor. Babam da böylece vefatına kadar “Dudu” anneannesi ile kalıyor. Yine de kimseye kırgınlık yapmamış, dargınlık gütmemiş, hepsinden Allah razı olsun der, her namazından sonra hepsine tek tek dua ederdi.

*

Köyde zamanında fakirlik varmış. Yoksulluk diz boyu. Babam da köyde çobanlık yaparmış. Çocukların okuldan çıkmasını bekler, onlardan kendisine okuma yazma öğretmelerini istermiş. Çocukların yardımıyla ve kendi kendine okumayı da yazmayı da sökmüş. Güzel bir yazısı yoktu belki ama derdini anlatacak kadar yazardı da okurdu da. İlkokula başladığımda okuma yazmayı öğrenemediğimde, her akşam kitabı defteri önüme koyup bana okuma yazmayı öğreten de bu büyük insanın kendisidir. Bu arada babamın bir sürü defteri vardı, yaptıklarını, yapacaklarını, önemli gördüğü her şeyi not ederdi. Bendeki küçüklükten beri var olan not tutma alışkanlığı da babamdan kalma sanırım.
Devamı >> Bu adam benim babam…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Spor Toto Süper Lig’de Haftaya Bakış 25. Hafta

27295Spor Toto Süper Lig’de bir haftayı daha geride bıraktık. Maçlara geçmeden önce Pazar akşamı Ankara’da meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor, terörü tüm kalbimle lanetliyorum.

*

25.hafta sonunda zirvede ve ateş hattındaki takımlarda bir değişiklik olmadı. Trabzonspor haftanın açılış maçında Mersin İdman Yurdu’nu 1-0 yenerek 3 hafta sonra 3 puan kazandı. Galatasaray deplasman fobisine devam etti ve Gençlerbirliği deplasmanında 1 puanla yetinmek zorunda kaldı. Beşiktaş adeta gol kaçırma rekoru kırdığı maçta Çaykur Rizespor’u 2-1 mağlup etmeyi başardı. Fenerbahçe rakibinin 10 kişi kaldığı mücadelede Kayserispor karşısında 1-0 üstün ayrılmayı bildi ve liderliğini devam ettirdi. Öyleyse başlayalım.

*

Bu sene güzel oyununu bir türlü skor tabelasına yansıtamayan ve bu nedenle ligde zor dönemler geçiren Trabzonspor 25.haftanın açılış mücadelesinde saha ve seyircisi önünde Mersin İdman Yurdu’nu ağırladı. Son 3 maçını kazanamayan Trabzonspor Avni Aker’de ağırladığı Mersin temsilcisi önünde kötü gidişe dur demek için sahaya çıktı. İlk 45 dakikada yakaladığı fırsatları ve girdiği pozisyonları değerlendiremeyen bordo mavili takım aradığı golü ikinci yarının hemen başında buldu. 48.dakikada Oscar Cardozo’nun golü ile 1-0 öne geçen Trabzonspor golün getirdiği avantajı iyi kullanarak ikinci yarıda daha organize ve kontrolü elinde bir mücadele ile maçı tamamladı. Mersin ekibinde Nakoulma ve Welliton’un çabaları ise beraberlik için yeterli olmadı. Trabzonspor mücadeleyi 1-0 kazanırken puanını 30′a çıkardı ve haftayı 13.sırada tamamladı. Mersin İdman Yurdu ise 20 puanla 17.sırada kaldı.

*

Beşiktaş bu hafta Çaykur Rizespor deplasmanındaydı. Hafta içi oynayacağı bir başka Karadeniz mücadelesi olan Trabzonspor erteleme maçı öncesi kayıp yaşamak istemeyen siyah beyazlı takım maça oldukça hızlı başladı. Oyunun kontrolünü ilk dakikalardan itibaren eline alan Beşiktaş aradığı gole de erken ulaştı. 16.dakikada yıldız oyuncusu Sosa’nın ceza alanı dışından kullandığı serbest atış kalecinin sağından ağlarla buluşunca siyah beyazlı takım da 1-0 öne geçti. Golden iki dakika sonrasında ise ceza alanı içesirinde Marcelo topa elle müdahale edince Çaykur Rizespor bir penaltı kazandı. Deniz Kadah’ın vuruşunda kaleci Tolga Zengin yaptığı kurtarışla gole izin vermedi. Rizespor’un Deniz ile bir topu da direkten dönerken Beşiktaş 32.dakikada maçın yıldız ismi Kerim Frei’nin  golüyle farkı ikiye çıkardı. İlk yarı 2-0 sona ererken, ikinci 45 dakikada oyunun kontrolünü elinde tutmaya devam etti. Maç boyunca yakaladığı sayısız fırsatı değerlendiremeyen siyah beyazlı takım karşılaşmanın 89.dakikasında Chevalier’in golüne engel olamadı. Mücadelede başka gol olmazken Beşiktaş maçı 2-1 kazanarak 57 puanla zirve takibini sürdürdü. Çaykur Rizespor ise 28 puanda kaldı ve haftayı 14.sırada tamamladı.
Devamı >> Spor Toto Süper Lig’de Haftaya Bakış 25. Hafta…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Elveda Güzel Vatanım

 elvedaAhmet Ümit kitaplarını oldu olasıya sevmiş ve bütün romanlarını ilgiyle takip etmiş birisi için yeni kitabı “Elveda Güzel Vatanım” da elbetteki daha piyasaya çıktığı gün edinilmesi ve vakit geçirmeksizin okunması gereken bir eserdi. Daha çok yarattığı Başkomiser Nevzat karakterinin maceralarını yayınladığı enfes polisiyelerle bilinen yazarın bu romanında seçtiği konu da çok dikkat çekiciydi. Kitabın çıkacağı hafta yazarla yapılan söyleşilerden ve kitap eklerindeki haberlerden romanın Osmanlı İmparatorluğu’nın son dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarını anlattığını, yazarın bu romanına 4 yıl gibi uzun bir süre emek verdiğini az çok biliyordum. Yakın tarihine meraklı her okuyucu gibi Ahmet Ümit’in son romanının da bu minvalde okurken sayfaların akıp gitmesi, olaylar örgüsünün içinde kendinizi hapsolmuş bulmanız kaçınılmazdı.

*

Şehsuvar Sami’nin İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluşundan büyük hüsranla nokta koyulduğu ana kadar cemiyette geçirdiği 20 yıl.. Cemiyetin önde gelenleri Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa arasındaki iktidar, hırs ve güç savaşları.. Türlü çılgınlıklarla iktidar hırsının aynı yolda savaşmış yoldaşları birbirine düşürüşü.. Birinci Dünya Savaşından Kurtuluş Savaşına bir devletin yokoluşu ve yeni bir devletin kuruluşu.. 2. Meşrutiyet, 31 Mart olayı, Bab-ı Ali Baskını, Ermeni tehciri, Sarıkamış felaketi, Çanakkale Savaşı, işgal altındaki İstanbul, Selanik’in kaybedilmesi, Yunanistan ve Bulgaristan gibi devletlerin Osmanlı’ya başkaldırması ve bağımsızlıklarını ilan etmeleri, dirayetsiz ve yeteneksiz politikacılar elinde vatan topraklarının bir bir elden çıkması, cinayet, entrika, pusu, ihanet, aşk, dostluk, sadakat..

*

Elveda Güzel Vatanım’da herşeyden önce Osmanlı İmparatorluğu’nun Selanik’inde, Sultan Abdülhamit’in son demleri ile başlayan ve Mustafa Kemal Paşa’lı genç Cumhuriyet’in İstanbul’unda devam eden, Şehsuvar Sami’nin çalkantılarla dolu aşk ve siyasetin içiçe olduğu hikayesini okuduk.. Genç bir yazar adayı olan, ancak kendi kişisel tarihini Paris’te sevdiği kadın ile yaşayıp kitap yazarak sürdürmek yerine monarşik pardişahlık yönetiminin karşısında halka bağımsızlık ve o güne kadar verilmemiş hakları vaadeden meşrutiyet yanlısı İttihat ve Terakki Cemiyetinin çılgınlıklarına kapılan genç fedai Selanikli Şehsuvar Sami ile edebiyat sevdalısı Ermeni kızı Ester’in tarihe sıkışmış aşk hikayelerini ezberledik.
Devamı >> Elveda Güzel Vatanım…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.