Doğum günün kutlu olsun!

rüyada-sevgili-görmekSaat gecenin bilmem kaçıncı dönümünde.. Hırçın ve öfkeli akan koca Kızılırmak nehrinin üstünde kurulu, iki küçük köyü birbirine bağlayan kimbilir kaç yılından kalma tahtadan yapılma eski bir köprünün ortasında ayaklarımı köprüden aşağı sallandırmış, bir yanımda ılımış tekel birası, bir yanımda suya salınmış sessiz sakin süzülen oltam, dudaklarımda ciğerimin eşsiz bayramı sigara.. Yarenim ıssız gölgem, yarenim hırçın Kızılırmak, yarenim sessiz Karadeniz, yarenim binlerce yıldız, yarenim gökte ay, yarenim gece kuşları.. Yıldızı bol uzun bir gecenin koynunda, yaren gece kuşlarının o sakin, o dinlendirici, o huzurlu seslerini yudumlarken benliğimde, uçsuz bucaksız laciverdi gökyüzünün koynundan kopup sonsuzluğa dalıp giden bir yıldızın kuyruğuna yapıştırmıştım dileğimi..

 

Dört soğuk duvar.. Ortasında tahta bir masa.. Bir ayağı sallanıyor.. Pencereler kapalı, perdeler örtülü.. Bir başka gece.. Bir başka zaman.. Aynı karanlık.. Aynı ıssızlık.. Gölgemi almışım karşıma, sarhoşluğun bünyede yarattığı susuz dinginlikle 32 kısım tekmili birden her yerde bulunmaz hayat dersleri veriyorum usul usul.. Bedava! Şerefe, sağlığa, aşka, yalnızlığa diye kalkarken kadehler birbiri ardına, içiyorum tek tek, yalnızlığıma, birbaşınalığıma, kimsesizliğime.. Hangisini sayarsan say işte.. Her yeni kadehte kadere ayrı giydiriyorum, hayata ayrı; yaşadıklarıma, yaşayamadıklarıma ayrı giydiriyorum, insanlara ayrı.. Her yeni kadehte öfkem çığ gibi büyüyor, yanardağlar gibi ha patladı ha patlayacak.. Sonra sızıyorum, sonrası kesif bir boşluk, dudaklarımda sarhoş bir dilek..

 

Denize kimbilir kaç kilometre tepeden bakan yüksek bir dağın ürkütücü yamacında, arkamda sık ve kalın ağaçlarla kaplı oksijen kaynağı tipik bir Karadeniz ormanı, önümde ışıklar içinde uzanmış koca şehir minyatüre dönüşmüş, küçücük.. Solumda derme çatma bir çadır, önünde çalı çırpıdan tutuşturulmuş alev alev bir kamp ateşi.. Çıtır çıtır yanarken kuru dallar, ortalığı aydınlatıyor yükselen alevleriyle.. Bir türkü tutturuyorum gecenin ortasına sözlerini yalan yanlış bildiğim ki gecenin bu saatinde bu ıssızlıkta hiçte sırıtmayan.. Sonra eşsiz konserimi bölen bir küçük misafir geliyor, konuyor parmaklarımın ucuna.. Küçücük.. Uç uç böceğim diyorum, annen sana terlik pabuç alacak.. Uçmuyor.. Yanan ateşin ışığında parlayan siyah puantiyeli kırmızı gövdesiyle kafasını bana dikip bakıyor öylece.. Karşılıklı susuşuyoruz.. Hadi, diyor sonra, dileğini söyle de uçup gideyim.. Dilimde hiç değişmeyen aynı dilek..
Devamı >> Doğum günün kutlu olsun!…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.