Bana Yalan Söylediler..

kızılırmaak murat

 

Yağmura boyanmış şehrin çıkışında Kızılırmak nehrinin uzayıp giden maviliğinde ıslak bir ilkbahar akşamüstüsü.. Gölgelerin karanlıkla kucaklaştığı yorgun saatler.. Arabanın açık kapısından yanıma kadar uzanan müziğin ezgisi.. Radyoda Barış FM yayında, radyoda damar şarkılar birbiri ardı sıra.. Her zamanki gibi bu akşam da yine aynı vakitlerde davetsiz misafirim olan usul usul yağan yağmurla beraber coşkuyla akan ırmağın hemen kıyısında serin esen rüzgarı ciğerlere doldurup ırmak boyunca yavaş adımlarla ağır ağır gecenin gelişini hoşgeldinlerle karşılama töreni..

Kızılırmak üstünde kaim Cumhuriyet sembolü Çetinkaya Köprüsünden gelip geçen araçların sis farları karanlıkta uzaktan ateşböcekleri gibi yanıp yanıp sönüyor.. Neden sonra diniyor ilkbahar yağmuru, esmer bulutlar çekilirken ay gökyüzünde kendini gösteriyor boylu boyunca.. Çöküyorum ırmak kenarındaki kaya parçalarından  büyükçe bir tanesinin ıslak zeminine.. Gömleğimin cebinden çıkardığım sigara paketinden bir dal alıp parmak uçlarımla hafifçe ufaladıktan sonra dudaklarımın arasına getiriyorum.. Paketin jelatininin arasındaki çakmağımı çıkartıp bir elimle rüzgarı perdeleyerek sigaramı yakıyorum.. Daha demin ciğerlerimi donduran temiz oksijen yerini şimdi nikotin yüklü sigara dumanına bırakıyor..

Yolun hemen üstünden geçen araçların ırmak boyunca sıralandıklarını görmesem de biliyorum.. Akşamcıların, mangalcıların, ırmağa karşı sohbet etmeyi sevenlerin, benim gibi kendiyle başbaşa kalmak isteyenlerin tek merkezi Kızılırmak boyu türlü çeşit insanlara sessizce evsahipliğini yapıyor.. Kimi zaman meyhane şarkılarında demlenen, kimi zaman da Ankara havalarında şen şakrak oynayan insanlar.. Kahkahaların naralara karıştığı akşamlar.. Sigaramdan bir fırt daha çekiyorum içime, dumanı laciverdi karanlığa karışıyor..

Bütün dünyayı silip atıp beynimden, kendimle başbaşayım işte yine ve yeniden.. Biliyorum! Bir ateşböcekleri ile yıldızlar dinliyor gecenin kuytusunda beni aydedenin ışığında, bir de söylediklerimi deli akan sularına katıp giden sessiz dost koca Kızılırmak.. Dilime bile söyleyemediğim sözlerim var yüreğimde.. Söylesem büyüsü bozulacak, söylemesem beynimde aklımla oynayacak.. Buradayım çünkü gözlerime bundan böyle kalabalığın ortasında yağmuru yasakladım, ondandır bu sessiz haykırışlarım gecenin ta ortasına.. Ondandır kendi başınalığımın krallığında yaşayışlarım akşamdan sabaha ve ondandır yalancı gündüzler yerine sahici geceleri sarıp sarmalayışım..
Devamı >> Bana Yalan Söylediler…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.