Sen yağmurunu bekledim…

jasmineKurmak isteyip de kuramadığım upuzun cümlelerim var aklımda, sensizliğin tam ortasında; seni bekleyen, seni isteyen, sensiz hiç bir ehemmiyeti ve manası olmayan cümleler.. Öznesi de, yüklemi de, özlemi de sen olan cümleler..

 

Çığlık çığlığa zaptedemediğim bütün yekpare düşlerim; alev alev yangın var yüreğimde tenine, bakışına, gülüşüne, kokuna.. Kiralık acılarım var isteyene, yanında hasret hediyesiyle hepi topu üç otuz paraya..

 

Kafamda en deli sorular, başa çıkamadığım.. Sensizliği toparlayamadığım.. Cevabını bulamadığım! Çıkmaz sokaklarında savruluyorum or’dan oraya beynimin odalarının..

 

Vazgeçilmezim oldun bu geceli gündüzlü gecesi gündüzüne karışmış tarihi şaşmış yolculuğumda.. Gelip geçen mevsimler bir bir sana dolandı yıllar ve yıllar boyunca..
Devamı >> Sen yağmurunu bekledim……

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

soma“Beş çeşit şehit vardır: tauna (salgın hastalığa) tutulmuş olanlar, ishalden ölenler, boğulanlar, yıkıntı altında kalanlar ve Allah yolunda savaşarak ölenler.” (Buhari)

 

Bir haftadır yüreğimiz yana yana izliyoruz, okuyoruz, takip ediyoruz.. Gözümüz de kulağımız da bir haftadır Soma’dan gelecek mucize haberlerinde.. Dualarımız Soma’da, gözyaşlarımız Soma’da.. Acımız büyük..

 

Hem millet hem de ülke olarak tarihimizin en büyük facialarından birini yaşadık.. Acımız milli yasa dönüştü, bayraklarımızı yarıya indirdik, millet olarak kenetlendik, acımızı hep birlikte yaşadık, dünyanın dört bir yanında da acımız paylaşıldı.. Dile kolay, tam 301 madencimiz Soma Kömür Madenlerinde şehit oldu.. 301 madencimizin evine ocağına ateş düştü.. Öyle bir ateş ki bu, her birinde değişik hayat hikayeleri barındıran, her biri ağıtlara konu ateşler.. Geride kalan gözü yaşlı ana babalar, eşler, yavrular.. Hele ki hiçbirşeyden habersiz, babalarının nereye gittiğini, neden gelmediğini bilmeyen, anlayamayan ve annelerine defalarca, belki de yüzlerce kez “babam nerede anne” diye soracak olan, belki de annelerinin düğüm düğüm olan boğazlarında aradıkları cevabı alamayacak olan masum çocuklar..

 

Her gün yeni gelişmeler, yeni haberler alıyoruz. Şehit sayımız arttıkça mucize beklentilerimiz birer birer tarifsiz acılara dönüştü..  Madenlerde yaşam odalarının olmadığını öğrendik, acımız arttı; dışarı çıkan madencilerimizden arkadaşlarını kurtarmak için geri girenler ve orada arkadaşlarını kurtarmak uğruna birlikte şehit olanlar olduğunu öğrendik, acımız katlandı; oğlu için madenden çıkmayan babanın oğlu ile koyun koyuna bulunduğunu öğrendik, acımız volkan oldu kaynadı; çocuğunun doğduğu gün mezara konan madenci kardeşimiz ciğerlerimizi yaktı; oğlunu ekranlarda gördüğünü söyleyen ve yaşadığı inancıyla kendisini teselli eden babaya oğlunun naaşı teslim edildiğindeki acıyla yandık;  47 yıl önce maden kazasında ölen dedesi gibi hayatını kaybeden madencimiz için kahrolduk; henüz geçen yıl emekli olduğu halde ev alabilmek için yeniden işe başlayan madenci abimizin enkaz altında kalan hayalleri ile birlikte bir yanımız da o enkazın altında kaldı; avucunun içinden “oğlum hakkını hella et” notu bulunan madencimizin avuçlarında yeniden ve yeniden öldük..
Devamı >> …

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Bugün benim doğduğum gün..

images (1)Bugün 7 Mayıs.. Herhangi bir insan için herhangi bir gün.. Belki de yılın diğer 364 gününden hiç bir farkı olmayan sıradan bir 24 saat.. Kimi için ise farklı anlamlar yüklü bir tarih ayracı.. Kiminin evlenip yuva kurduğu, kiminin ileride hayatını birleştireceği insanla tanıştığı, kiminin artık aramızda olmadığı, kiminin terfi aldığı, kiminin bir iş kurduğu, bir iş sahibi olduğu, kiminin girdiği sınavdan istediği notu aldığı, kiminin çocuğunun doğduğu, kiminin ise kendi doğum günü.. Yani kiminin mutlu olduğu, kiminin ise üzüldüğü bir gün.. Örnekleri çoğaltmak gayet mümkün.. Bazılarımıza sıradan gelen bir tarih, bazılarımız için çok önemli değerler taşıyabiliyor..

 

Bugün 7 Mayıs.. Çocukluğumun Mayıs’larını hatırlıyorum da.. Hani her bi yanımızın yeşile boyalı olduğu yıllar! Hani şimdinin çocuklarının isimlerini bile bilmediği oyunlarla büyüdüğümüz yıllar! Hani çıkmaz sokaklarda yada asfaltı bile dökülmemiş yollarda akşamladığımız yıllar! Mayıs’ın en güzel Mayıs olduğu yıllar..

Bugün 7 Mayıs.. İlkbaharın en güzel mevsimidir benim için Mayıs ayı.. Ben ne yazın kavurucu sıcağını, ne de kışın o dondurucu soğuğunu severim.. Ben en çok ilkbaharın yeniden doğuşu simgeleyen, karların altından dirilişi simgeleyen hafif esintisini severim.. Çünkü ilkbahar her zaman yeni bir doğumdur.. Çünkü ilkbahar her zaman yeni bir diriliştir.. Üzerimizdeki bütün ağırlıkları silkeleyip atıp küllerimizden yeniden doğmanın vaktidir.. Çünkü ilkbahar güzel günlerin müjdeleyicisidir.. Kuşların cıvıl cıvıl olduğu, çiçeklerin tomurcuklandığı, güneşin yeniden merhaba dediği zamanlardır.. Çünkü ilkbahar gökkuşağıdır.. Ve ben de ne şanslıyım ki bir gökkuşağı çocuğuyum..
Devamı >> Bugün benim doğduğum gün…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.