Hani derler ya çocukluğum..

IMG_2846Gözlerini kocaman kocaman açmış, göz pınarları taştı taşacak yağdı yağacak; bir bilinmeze olan korku, kaygı, kimsesizliğe olan çaresizliği, güvende olma ihtiyacı, hep bir çığlık yüreğinde yankılanan.. Gitme ! Gitme! Gitmeyin, beni yalnız bırakmayın….

 

Çocuk.. Çocuk olmak..

 

Hani derler ya, çocukluğumun mutluluğu, geçmişe dair özlemim.. Öyle midir her yetişkinde, hep zannettiklerimiz gibi midir hayat, hep sen söyle düşünüyorsun derken kendi fikrimizin dayatması degil midir? Ve cezalandırmak, en sevdiğinin yokluğuyla ruhta derin yaralar açmak mıdır sevgi..

 

Çocuk olmak.. Bakın sizi yıllar öncesinin bir kız çocuğu ile tanıştırayım. Adı Çiçek! Adı gibi hassas.. Sarı papatyalar gibi saçları, mavi menekşeler gibi gözleri.. Pamuk gibi teni, elleri olurundan küçük, yaşadıkları hissettikleri yaşından oldukça büyük..

 

5 yaşında dilini bilmediği yabancı bir ülkede gittiği yuvada onlarca kalabalığın arasında günlerce aylarca tek kelime etmeden gözleriyle konuşan bir çocuk.. Sizce kalabalıktaki yalnızlığı ögrenmiş midir bu cocuk? Düştüğünde iki dizinden akan kanları, gözlerinden akan yaşlarla silen, suskun, tek kelime etmeyen, edemeyen bir çocuk..

 

Düşünün, o zamanlarda saçları gür çıksın diye beline kadar inen altın rengi sırma saçlarının sıfır numaraya vurulduğu günkü hüznünü.. (Lösemiyle savaşan bütün yavrularımıza acil şifalar diliyorum bütün kalbimle. Onları anlayabilir misiniz deseler bu kız cocuğu anlayabilir mi acaba?) Baharda bile utancından başına şapka takan, şapkasının başka küçük çocuklar tarafından çekilip alay konusu olması “komik şey” olması, minicik yüreğinde açılan kocaman kocaman yaralar..
Devamı >> Hani derler ya çocukluğum…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.