Korkularım yine benim korkularımdır..

aşkımGecenin kanatlarında bir uğultu gibi savurulup yitiyorum titrek bir yağmur damlası misali, gökteki buluttan yerdeki ıslak toprağa.. Üşüyorum ellerim kimsesizliğimde, üşüyorum sensizliğin girdabında karanlığın rüzgarına gark olmuşken benliğim.. Üşüyorum ölümü soluyan soğuk vücudumun katıya kesmiş nefesinde.. Üşümelerim buza yazmış bakışlarının giyotine kesen soluk zehirinde.. Gölgesiz perişanlığımın çılgın seramonisindeyim vurdumduymazlığının zalim cehenneminde..

 

Ellerimi tutuyor musun herşeye rağmen, yoksa bile bile görmezden mi geliyorsun sevgilim kör bir uçurum boşluğunda.. Sana yazmışım ben kaderimi çıkmayacak kalemin erimeyen mürekkebiyle, sana yazmışım ne kadar varsa bütün gelmişimi geçmişimi, sana koyvermişim adı bana ait ömrümün kalan günlerini gecelerini.. Pervasızlığımı hoş gör sevgilim, kovsan bile meczup gibi kapında bekleyişim de bendime sığmayan aşkımın nafile beni dinlemeyişinden, ne çare bana söz söyleme hakkı vermeyişinden!

 

Geceden sabaha sanki yıllar sanki asırlar gibi süren akrepsiz saatlere boyalı darağacı asılı vakitlerden, çölde kurumuş dudaklarla susuz yazlara çıkan bahtı kara kışlardan, yağmurla büyüyüp yağmurla beslenen yangın yağmurlardan, ismine sevdalı enstrümanların unutulmaz notalarından ahenkle sürgün eden melodik ezgilerden ve çığlıklarıma mühürlü sessiz kaynağımdan kesilmiş taze kanımla çıktım gözlerimi yüreğime verdiğim bu yola.. Dönüşü sadece ve yalnızca Azraille randevu olan, savaş naraları kulağımda çınlayan bu kutsal ve çileli yola..
Devamı >> Korkularım yine benim korkularımdır…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.