Dilimden ismin döküldü her nefeste “sadece sen” diye..

Dağların toprakla birleştiği masmavi bir sonsuzluktayım; geçmişten geleceğe.. Göçmen kuşlarının kanatlarına sardım yolladım kaç zaman öncedir ben hasret yüklü sevdamı, zaman mekan mefhumu olmadan sana getirsinler diye aştılar dalgalı denizleri, yüce dağları, erişilmez bulutları, yüksek yaylaları ve nehirlerin yatağındaki ovaları.. Bir kuşluk vaktinde bir yıldız kayarken gökyüzünden binlerce kişinin dileğiyle, kondu bütün haberci kuşlar pencerene, kulağına ismimi fısıldadılar gizlice, yüreğine kazındım daha ne sen beni ne de ben seni bilmeden yıllarca önce, korkma sevgilim, yeminim onurumdur, bu kalp bu yürek bu sevda hep senindir, yalnız senindir yaşadıkça, sahip çık bu zorlu sevdaya dünya döndükçe, yüreğin sevdikçe, sarıp sarmala sıkıca ve sakın bırakma, koyma ellere..

 

Toprak ile denizin birleştiği masmavi bir sonsuzluktayım; geçmişten geleceğe.. Kimselerin bilmediği, hiç söylenmemiş aşk şarkılarını besteledi dilim, lügatımda her kelimenin tek tek anlamı oldun, her satırın arasına seni koydu yüreğim, beş vakit edilen bir dua gibi seni anıp aşk diye ismini ezberledim, sadece seni istedi ellerim, hep seni bekledi gözlerim, şimdi küçük bir çocuğun bayramlık sevinci ile sığmıyor içim içime, depremler iniyor yüreğime, nefesin karışıyor nefesime, anladım senmişsin bir ömür arayıp da beklediğim, anladım senmişsin o en sevgili, kokun bir büyü gibi doluyor ciğerlerime; defalarca binlerce milyonlarca kez hoş geldin sevgilim, hoşgeldin kadınım, hoş geldin!

 

Denizin gökyüzüyle birleştiği masmavi bir sonsuzluktayım; geçmişten geleceğe.. Üzerlerinden mezarı hatırlatan siyah hırkasını çıkarıp beyazlar içinde yine yeniden doğarak huşu ile Allah diye semaya duran Mevlana ve can sırdaşı Şems’den bugünlere ulaşan semazenlerin sabrı gibi, tam tepede güneşin kavurduğu kızgın çölde dudakları çatlamış, maşuğu peşinde devri alem eden Allah diye diye akan gözleri cennetle tanışmış dervişin dünyaları verseler değişmeyeceği bir yudum aşk misali bende ettim yeminimi, kuşandım zırhımı, yürüyorum vazgeçilmezime, ömrümü adadığıma, gönlümü kaptırdığıma, aşkına taptığıma, sana; önüme çıkan bütün engelleri gözümü karartıp birer birer silkeleyip atarak ardıma, umutla ve sabırla.. Bilmiyor gafiller, anlayamıyor zavallılar, öyle bir sevda ki bu bendeki, öyle bir aşk ki kalbimdeki, kimi takar bu yürek senden başka, kimi dinler bu gönül yalnız senin kelamından başka..
Devamı >> Dilimden ismin döküldü her nefeste “sadece sen” diye…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.