Hoş geldin sevgilim..

“Seni sevmek, çöl ortasında yıllarca susuz yaşayıp kana kana içmek gibi..

Seni sevmek, buzul devrinde yaşayıp güneşi görmek gibi..

Seni sevmek, zindanlardan ufka kanat çırpmak gibi..

Seni sevmek, sadece iki kelimeye hapsolmuyor içimde ummanlara doğru yol alıyor..”

 

 

Sen ve ben.. Biz ikimiz iki farklı dünyanın iki farklı insanıyız cisimde.. Nerede ne zaman nasıl buluşacağı yada karşılaşacağı bile meçhul iki birbirinden habersiz beden.. Ama aslında tekiz ruhta ve kalpte.. Tekiz aşık yüreklerde.. Bir elmanın iki yarısıyız özünde.. Biriz kendi içsel serüvenimizde.. Kaybolup giden yaşanmamış yıllara inat, kavuşturmayan çileli uzun yollara inat, aramızdaki zorlu setlere, bütün engellere inat.. Hamurumuz aşk, mayamız aşk bizim..

 

Meğer senden öncesi karanlıkmış.. Meğer senden öncesi belirsizlikmiş.. Meğer senden öncesi kocaman bir hiçlikte savrulup gitmekmiş.. Meğer sensizlik ne fena bir şeymiş sevgilim! Yaşadığımı sandığım hayat yaşamak değilmiş, ömrüme giren hiç kimse aşk değilmiş, hiç bir mutluluk tam değilmiş ve hiç kimse sen değilmiş sevgilim.. Bugüne kadar ben hep eksikmişim meğer sevgilim..

 

İyi ki geldin ömrüme.. Bu sefil bu biçare ömrüme.. İyi ki girdin gönlüme.. Yaralı ürkek gönlüme.. Hoş geldin sevgilim.. Ne iyi ettin de geldin.. Bilseydim geleceğini yediveren gülleri sererdim yollarına, en güzel aşk şarkılarını ezberletirdim zümrüdü anka kuşlarına, bembeyaz gelinlikler giydirirdim bütün ağaçlara.. Bakma yavanlığına, bakma yoksulluğuna, sana hediyem can kırıklarımla sarıp sarmalayıp bir köşeye kaldırdığım sahibi sen olan yüreğim sevgilim..
Devamı >> Hoş geldin sevgilim…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Kasım’da aşk..

Saat ikindinin üç otuzu.. Hava parçalı bulutlu..

Yer yer güneşli olmakla birlikte poyraz rüzgarlarının etkisinde..

Soğuk hissedilir derecede..

Üşüyor ağaçların sararmış yaprakları..

Dökülüyorlar tek tek usulca..

Ağlıyor bulutlar ufukta kimbilir hangi yalnız şehrin tepesinde..

 

Gün bugün..

Sonbahar bitmiş ve kış mevsimine girmişiz.

Bir kasım gününü gösteriyor takvim yaprakları..

Yılın ne önemi var..

 

Hani o en büyük hani o en güzel hani o en tutkulu aşkların

Kalplere yakılan kınası tutarmış bu mevsimde..

Yüreğinden gerçek bir aşkla sevenle

Sevdası sadece dilinde olanları

Ayırt edermiş kara kış..

Verirmiş notlarını kendince..

Yazarmış karnelerini sevenlerin..

Aşk diplomaları da en çok bu mevsimde dağıtılırmış zaten..
Devamı >> Kasım’da aşk…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Başı belalım..

Gökten iki elma düştü yıllar önce bir gün.. İki kırmızı aşk elması.. Biri senin biri de benim başıma..Ve Eros’un aşk okları bu iki elmanın sahibini vurdu.. Birbirine değdi bu iki yürek.. Birbirini sevdi çılgınca bir aşkla bu iki kalp.. Birbirine kenetlendi arzuyla bu iki el.. İkiyken bir olmak istedi bu iki beden.. Uzakları yakın etmek, hayalleri gerçekleştirmek istedi.. Ömürleri birbirine ortak etmek istedi..

 

Sen ve ben.. Biz.. İkimizin hikayesi bu sevgilim.. İkimizin öyküsü bu aşkım.. Yürekten kopup gelen bir aşk şarkısı.. Sonsuza kadar anlatılacak dillere destan bir aşk masalı..

 

Sen benim kadınım, sen benim sevdiğim, sen benim yaşama sebebim, sen benim sen benim her bi şeyim.. Sen yatağımın sıcaklığı, sen aldığım her nefesim,sen yüzümdeki tatlı gülüşüm, sen derdimde dert ortağım, sen sıkıntımda gözyaşım, sen gündüzüm ve sen gecem..

 

Varlığıyla varlığıma anlam katan.. Bana sadece aşkını değil bana sadece sevdasını değil bana sadece yüreğini değil bana sadece gününü değil bana bütün ömrünü sunan sevgili.. Gündüz gözüyle gördüğüm düşüm, sonsuz güzellikteki masalım benim..
Devamı >> Başı belalım…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.