Çoban salata..

Bugün biraz ortaya karışık birşeyler anlatayım istedim sana. Ondan bundan yani.. Çoban salata gibisinden.. Her şey var içinde.. Bu sıcaklarda çok fazla bunaltmak istemiyorum çünkü seni. Bak, görüyor musun, okuyucusunu ne kadar da düşünen bir yazarım ben. Kendim için bir şey istiyorsam namerdim, her şey sizin için, sizler için, değerimi lütfen bilin sevgili vatandaşlarım.. (Oylarınızı bekliyorum, kendim için istiyorsam namerdim, tutmayın lan beni, heheeyytttt)

 

Bir babalar günü daha geldi yaşandı ve bitti geçtiğimiz pazar günü. Sosyal medyada bu seneki babalar günü epey ses getirdi ama. Bu yıla kadar bu denli şaşaalı bir babalar günü yaşadığımı hatırlamıyorum, kampanyalar, programlar, kutlamalar vesaire, anneler gününü solda sıfır bıraktık netekim. Bütün babalar adına şahsım olarak teşekkürü bir borç bilirim efenim.. Demek ki neymiş, değerimiz geç keşfedilse de babalar çok önemli ve mühimmiş.

 

Babalar günü diyordum ya, geçen pazar günü şu bizim servis şoförü ile ilgili bir yazı yayınlamıştım, bir kaç tane elektronik posta aldım o yazıdan sonra (elektronik posta kelimesi de çok havalı geldi bir anda bana, bundan sonra bu kelimeyi kullanabilirim bak) evet ne diyordum, o yazıdan sonra aldığım elektronik postalarda babalar gününde yazacak başka bir şey bulamadın mı diye soruyordu, böyle kutsal bir günde nasıl uyduruk kaydırık şeyler yazarmışım da falanda filanda.. Önce herhalde okuduklarımın şaka olduğunu düşünerek postaların altlarını kıyısını köşesini ıcığını cıcığını elden geçirdim, hani kelime oyunu gerekirse postaların posasını çıkardım, ama yok yahu, adamlar yada bağyanlar, kesinlikle ciddiler, tamam, her neyseler, her kimseler, saygım sonsuz fikirlerinize, amma velakin ne yazacağımı da ne yazmayacağımı da iyi bilecek bir yaştayım, buna hiç kuşkunuz olmasın, siz beni düşünmeyin sakın.. Ha varsa bir karın ağrınız, beğenmiyorsanız okumazsınız kardeşim, kapı nah orada bak, zorla mı okutturuyorum? He, de bana bagayım, bi zorlama mı var, aksırıncaya tıksırıncaya kadar içtiniz de sesimizi çıkardık mı, he, de bagayım..
Devamı >> Çoban salata…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Servis Şoförü..

Selam, nasılsın görüşmeyeli arkadaşım? Sana anlatacaklarım var bugün yine..

 

Geçen gün durakta servisi beklerken dikkat ettim de her sabah tam 8 dakika servis bekliyorum. Yaptığım araştırmalar sonucunda ulaştığım yüzde yüz geçerli verilere göre tam 8 dakikam servis noktasında servisin gelmesini beklerken geçiyor.. Dile kolay.. Her gün 8 dakikayı insan ömrüyle bir çarp bakalım sonuç ne çıkacak? Bu süre zarfında ayak üstü iki dakika ayfonumdan maillerime bakıyorum, gelen maillerde beğendiğim bir şey olursa fırsat sitelerinde ufak bir gezinti yapıyorum, servisi bekleyen diğer arkadaşlarla lak lak yapıyorum, daha da olmadı caddeden geleni geçeni seyrediyorum.. Valla bak, içlerinde en iyisi gelene geçene trene bakar gibi bakmak.. Görüyorsun değil mi, nasıl kabulleniyorum peşin peşin yaptığım öküzlüğü. Çok medeni bir insanım ben, bilmiyorsun.

 

Sonra bi düşündüm ve kendi kendime dedim ki, abi ben bıkmadan usanmadan yaz kış demeden karda yağmurda sekiz dakika beklemişim bugüne kadar servisi, hem de her sabah, yarın da ben sekiz dakika takacağım servise, bakalım servis beni bekleyecek mi 8 dakika geç kaldığımda.. Yapmadım mı sanıyorsun? Yaptım.. Sekiz dakika geç gittim servis noktasına.. O kadar zevkli oluyor ki geç gitmek, anlatamam o duyguyu, sosyal bir orgazm yaşıyorsun, insan kendisiyle snob oluyor, zevke geliyor.. Hee, sonuç mu? Tabii ki taksiyle gittim işe daha sonra.. Ders oldu mu bana? Ne münasebet.. O tamamen servis şoförünün düşüncesizliği, ben napayım.. Çalışmalarım ve araştırmalarım devam edecek efendim..

 

Servis demişken, bizim servis şoförünün en keyifli ve neşeli olduğu zamanlar her ayın onbeşi ve onaltısı genelde.. Ayın onbeşi maaş günüsü ya, devlet bize, biz servise, ondan bu mutluluk herhalde.. Harbi ya, ben de dünden beri diyorum bu adamın yüzü neden gülüyor, yoksa mahkeme duvarından farksızdır normal olarak suratı. Ne konuşur, ne güler, ama severim ben yine de servis şoförümüzü, başkadır o, bin tane servis şoförüne değişmem. Hem napıcam ki bin tane servis şoförünü, her gün birine binsem bi ona bi buna bin, bine bine ondan da sıkılır insan.. Bi yere kadar yani..
Devamı >> Servis Şoförü…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Oku bak bu yazıyı.. Küserim valla..

 

Şimdi bak bu yazıyı okumaya başlamadan önce en alttaki videoya bi tıkla ve müzik eşliğinde okumaya başla yazıyı. Etkileşimli bi yazı bu, yeni moda, interaktif interaktif, çok uğraştım bak ona göre, beğenmediysen de çaktırma, ay çok beğendim ay impassıbılsın nerden de aklına geldi, çok orjinal olmuş ya da ne bileyim çok mütişsin abicimm bi yazı okudum hayatım kaydı lan falan de ki gaza geleyim az biraz.. Son cümle olmadı gibi sanki değil mi? Hadi be, hiç mi hatırım yok..

 

Kaç zamandır bir şeyler yazmadığımı farkettim birden.. Sahi, yazmadım sanıyorsun değil mi sende? Yazdım aslında, hem de pek çok şey yazdım. Ama kimini daha yazar yazmaz sildim, kimini bir kaç gün sonra, kimini ise ne yaptığımı vallahi de billahi de hatırlamıyorum, kimbilir hangi flash belleğin neresinde bir gün yeniden keşfedilmeyi bekliyordur garibim. Küçük Emrah moduna girmeden bulsam bari bi ara onları da.. Yani sonuç olarak yazdım. İnan ki yazdım..

 

Ha, bi de şu flash bellekteki flashın yerine geçecek kelimeyi de hala bulabilmiş değilim ama buradaki hata tamamen Türk Dil Kurumu’nun.. Ben değilim yani suçlu.. Hele benim gibi bir tomar flash bellek sahibiysen, her birini de aslında farklı amaçlar ve görevlerde kullanmak için alıp da kısa sürede çorbaya dönüştüren bir aklıevvelsen.. Ya güzel kardeşim canım arkadaşım boşuna demiyorum uzak tutun benden flash bellekleri, zaafım var dayanamıyorum işte.. Sırf şu yazıyı içine koymak için bile alırım bi tane.. Bak ciddiyim, o denli yani..
Devamı >> Oku bak bu yazıyı.. Küserim valla…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.