Pargalı Damat İbrahim Paşa (Makbul İbrahim Paşa, Maktul İbrahim Paşa)

Muhteşem Yüzyıl dizisiyle birlikte tarih üzerine ateşli tartışmalar birbiri ardına geldi. Tarihi kaynaklara sadık kalınmadığından Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan gibi tarihi kişiliklerin karakterlerinin insafsızca değiştirildiğine kadar tartışmaların yazılı ve görüntülü medya ile sanal alemde ardı arkası kesilmedi ve halen de dizi yayınlandıkça bu tartışmalar devam ediyor. Tabii ki sadece olumsuz yönden düşünmemeliyiz bu diziyle beraber hayatımıza katılanları.. Çünkü bu dizi belirtildiği üzere sadece tarihi olaylardan esinlenerek yazılmış bir senaryo üzerine kurulan bir dönem öyküsü.. Olayların tarihle birebir benzeşmesi veya örtüşmesi beklenmemeli.. Benzeri örnekleri de zaten yabancı TV kanallarında halen yayınlanmakta..

Muhteşem Yüzyıl dizisinin ülkemiz insanına kazandırdığı en önemli olgunun ise tarihe bakış açımızı genişletmesi ve çok daha geniş bir kesim üzerinde tarihe olan merakı arttırması diyebilirim.

Kanuni Sultan Süleyman döneminin en önemli kişiliklerinden birisi Pargalı Damat İbrahim Paşa’dır ve bu yazıda Muhteşem Yüzyıl dizisinde oyuncu Okan YALABIK’ın başarıyla canlandırdığı Damat İbrahim Paşa’nın gerçek hayat hikayesini okuyacaksınız..

***

Pargalı Damat İbrahim Paşa (Makbul İbrahim Paşa,Maktul İbrahim Paşa)

Pargalı Damat İbrahim Paşa (1493-15 Mart 1536) Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 1523-1536 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Bugün Yunanistan’da kalan Parga yakınlarındaki bir köyde doğdu. 6 yaşında İstanbul’a getirildi. Kanuni’nin şehzadeliği sırasında Manisa’da onun maiyetinde bulundu. Kanuni İbrahim Paşa’yla beraber yemek yer, yan yana konmuş yataklarda beraber yatar kalkardı.Kanuni padişah olduktan sonra onunla birlikte İstanbul’a geldi ve Osmanlı Devletinde çeşitli görevlerde bulundu.
Devamı >> Pargalı Damat İbrahim Paşa (Makbul İbrahim Paşa, Maktul İbrahim Paşa)…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Gidiyorum işte, hoşçakal..

Bilesin ki içinde ukde kalacak bu sevda.. Bir ömür boyunca..

 

Gidiyorum işte, hoşçakal sevgili.. Dediğin gibi, dilediğin gibi.. Gözün arkada kalmasın diye, yeter ki gönlün olsun diye.. Gidiyorum işte, hoşçakal sevgili.. Soyundum üzerimden birlikte gökkuşağına dönüştürdüğümüz sana dair bütün renkleri.. Kopardım med-cezir sularından asi ve hırçın mavi denizimi.. Aşkımı yüreğimle birlikte yüklendim sırtıma.. Yarım kalan umutlarımı vurgun yemiş hayallerimle birlikte sarıp sarmalayıp yamalı bohçama, kuşandım yorgun ama mağrur omzuma.. Varsa eğer, yaşanmışlıkları da gömerek kara toprağa; gidiyorum işte, hoşçakal sevgili..

 

Bundan böyle yağmurda ıslanan saçlarımda senin serinliğin olmayacak.. Yatağıma uzandığımda etrafı senin kokun sarmayacak.. Gözlerinin sıcaklığı güneş gibi üzerime doğmayacak.. Her telefon çalışında kalbim bir daha delice atmayacak.. Dinlediğim şarkılar bana seni anlatmayacak, hiç bir şarkı artık bizim şarkımız olmayacak.. Şiirlerimde mısralarımda, dizelerimde satırlarımda adın anılmayacak.. Merak etme ve hiç şüphen olmasın; gidiyorum işte, hoşçakal sevgili..
Devamı >> Gidiyorum işte, hoşçakal…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Başka toprakların çocuğuyum ben, başka tanrıların oğlu..

Başka toprakların çocuğuyum ben, başka tanrıların oğlu.. Hamurumda yok üç kağıtcılık, hamurumda yok düzenbazlık, oyunbazlık, hamurumda yok kahpelik, adam satmak, yarı yolda bırakmak, dosta sırt çevirmek benim.. İkiyüzlülük olmadı asla benim kitabımda, hançer saklamadım hiç koynumda, zehirli yılan beslemedim kimseye karşı aklımda.. Hiç ummadığım bir anda yanağıma okkalı bir tokat yediğimde bile dost bilip değer verdiklerimden, şaşırma diğer yanağımı da hiç çekinmeden korkusuzca ve koşulsuzca uzatmama.

Başka toprakların çocuğuyum ben, başka tanrıların oğlu.. Güneşin balçıkla sıvandığı yerlerde, yağmurun sele karışıp yıktığı diyarlarda doğup büyüdüm. Dört duvar arasında bir başıma da kaldım ben geceleri gündüzle birleştirip; yeri geldiğinde kör kalabalık içinde tek nefes olduğum gibi.. Fırtınanın deli boranını da gördüm, güneşin o yakıcı, kavurucu sıcağını da.. Hep kendi yolumda yürüdüm yıllar boyunca, düşsemde kalkmayı bildim hep sonunda.. Kimsenin yolunu kesmedim, kimsenin afaki yoluna çıkmadım, kimseyi de gittiği yoldan çevirmedim kat’a ve asla..
Devamı >> Başka toprakların çocuğuyum ben, başka tanrıların oğlu…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.