Kurtlar Vadisi – Filistin

Milliyet Gazetesi yazarlarından sevgili Can DÜNDAR’ın sinemalarda yeni vizyona giren Kurtlar Vadisi – Pusu dizisinin kahramanı Polat Alemdar’ın yeni macerası Kurtlar Vadisi – Filistin sinema filmini anlattığı 29/01/2011 Cumartesi tarihli Milliye Gazetesinde yayınlanan köşe yazısı..

Polat’ın iş yükü artıyor.


Kurtlar Vadisi – Filistin filmine gittim. Son mezarlık ziyaretimden beri bu kadar ölüyü bir arada görmemiştim.
Ben sayamadım, Mevlüt Tezel saymış:

2 saatlik film boyunca Polat Alemdar, her 30 saniyede bir İsrail askeri öldürüyormuş.
Ciddi skor!
“Türkler uçuyor” özdeyişinin cismanileşmiş hali…
Filmde Mavi Marmara’yı basan komutanı öldürmek üzere İsrail’e (pardon Filistin’e) giden Polat, iki arkadaşıyla birlikte ve bir çelik yelek ihtiyacı bile duymaksızın İsrail karargâhını basıyor, askeri hapishaneye tankla dalıp mahkûmları salıyor, karşısına çıkan bütün askerleri beyninin ortasından vuruyor.
Rolün sahibi Necati Şaşmaz önceki gece NTV Ana Haber’de konuğumdu.
Devamı >> Kurtlar Vadisi – Filistin…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

Yenilmiş Yunan askerleri gibisin arkadaşım, denize denize dökülüyorsun..

Aşkın varsa eğer bir kuralı, o da ya seversin, ya da sevmezsin/sevemezsin, hepsi bu kadar. Bunun bir ortası yok, ama fazlası vardır mesela her zaman, örneğin artık sevmez ama nefret edersin.. Varlığına tahammül bile edemezsin.. Veya varlığı da yokluğu da senin için hiç bir anlam ifade etmez artık sevgilinin.. Ne sevincindir yüzünde bir gülümsemeyle, ne de gözyaşında bir damla.. O’na yüklediğin her şey bir bir silinmiştir hafızandan.. Artık O da farksızdır sokaktaki herhangi bir yabancıdan.. Anlarım ki o zaman, bitmiştir, yitmiştir, sona gelinmiştir, yoktur bir çıkar yolu, yoktur devamı, yoktur bir adım sonrası.. Ne anlamı ne de gereği vardır boş yere daha fazla birbirini yıpratmanın..

Ama dersen ki “ne olursa olsun, ne kadar kırmışsak da birbirimizi, ne kadar incitmişsek de sevgimizi, sonu meçhul olsa da, yarını olmasa da, yine de ben çok seviyorum seni, hem öyle büyük bir aşk ki bu içimdeki, sevgin yokluğunda dahi azalmadan artıyor her dakika, her anımda, orada olduğunu nefes aldığını kalbinin kim için olduğu önemli değil sadece attığını bilmek bile huzur veriyor bana, ama sevdiğim senle ben yapamayız asla, senin renklerin karışıp tek renk olmaz benim rengimle, siyahla beyaz gibiyiz seninle, geceyle gündüz, iki ayrı meyvayız elmayla armut gibi, yok sevdiğim biz birarada olamayız..”

İşte şimdi dur bakalım biraz orada güzel arkadaşım! Sana öğretilen ya da senin bildiğin aşkı ucundan kenarından azıcık sorgulayalım seninle..
Devamı >> Yenilmiş Yunan askerleri gibisin arkadaşım, denize denize dökülüyorsun…..

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?

En çok bilinen 10 yaratılış efsanesi/miti

10- Nors Mitolojisi: Geniş omuzlu, adeleli tanrıları ve balık etli tanrıçalarıyla İskandinav ve Germen kavimlerinin eski Nors dini, kesinlikle çok ilginç bir yaratılış mitidir. Norse bilimine göre Dünya (Midgard) var olmadan önce, ateş kılıcını kullanan Surt tarafından korunan korla kaplı Muspell; büyük bir boşluk olan Ginnunagagap ve buzlarla kaplı Niflheim vardı. Niflheim’ın soğuğu Muspell’in alevlerine dokunduğunda buzların çözülmesiyle dev Ymir ve büyük inek Audhumla ortaya çıktı. Sonra, inek, tanrı Bor ve karısını yalayarak hayata döndürdü. Çift’in Buri adlı bir çocuğu oldu. Buri’nin ise üç oğlu oldu: Odin, Vili ve Ve. Oğullar kalkıp Ymir’i öldürdü. Ymir’in etinden Dünya; kemiklerinden dağlar; saçından ağaçlar; kanından ise nehir ve denizler yaratıldı. Ymir’in içi oyulmuş kafatasından tanrılar yıldızlı cenneti yarattı.

9- Perslerin dini, Zoroastrianizm : Pers bölgesinin Bundahişn’i, tanrı Ahura Mazda tarafından yaratılan dünyayı anlatıyor. Dağ Alburz, gökyüzüne değene kadar 800 yıl büyüdü. Göğe dokunduğu noktadan yağmur yağmaya başlayınca Vourukaşa denizi ve iki büyük nehir meydana geldi. İlk hayvan olan beyaz bir boğa Veh Rod nehrinin kenarında yaşıyordu fakat kötü ruh Angra Mainyu onu öldürdü. Boğanın spermleri aya taşındı ve birçok hayvan ve bitki yaratıldı. Nehrin diğer kıyısında güneş gibi parlayan ilk adam Gayomard yaşıyordu. Angra Mainyu onu da öldürdü. Güneş, spermlerini 40 yıl arıttı ve onlardan revent bitkisi filizlendi. Bu bitki ilk ölümlüler Maşya ve Maşyanag’a dönüştü. Angra Mainyu, onları öldürmek yerine kendine tapmaları için kandırdı. 50 yıl sonra ikiz çocuk dünyaya getirdiler ama günahlarının borcu olarak çocukları yediler. Uzun bir zaman sonra yine ikiz çocukları dünyaya geldi; onlardan da bütün insanlar (özellikle de Persler) meydana geldi.
Devamı >> En çok bilinen 10 yaratılış efsanesi/miti…

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaşmak ister misin?
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.